Tuesday, April 15, 2014

2014 KORE KÜLTÜR BURSU - See You in Seoul !







Merhabalar sayın okuyucularım!! 2 haftadır sınavlarım ve kültür bursu hazırlıklarıyla dolup taşmıştım, bir de dedem hastaneye yattı falan... Kısacası çok stresliydim, hayatımda çıkmadığı kadar sivilcem çıktı, anlamadığım kuru ciltte bu kadar acılı sivilce nasıl geçecek :( 
Neyse Akdong Musicians'ın yeni şarksını dinleyip '' Don't worry worry '' diye baya rahatlayayazmıştım ki telefonum çaldı ;

Heyecanla bekliyordum tabii, ama sınavlarımın bittiği şu günde kafamı boşaltmaya çalışıyordum ki;



Gelen telefon 2014 kültür bursunun son aşamasını geçip geçmediğimin haberini verecekti. 
Acaba...


''Bu telefonu aldığınıza göre burs için seçilmiş bulunuyorsunuz!''''Ben... Gerçekten mi? Yani... ''''Geçtiniz, pasaport fotokopinizi de çoktan verdiğinize göre belgelerinizi Kore'ye göndereceğim 1 ay içinde size bir e-posta gelecek onu beklemelisiniz'''' Çok teşekkür ederim, gerçekten çok teşekkür ederim. Apıro du çal halgoeyo! '''' (Anladık -içinden dedi bence :D-) Gidince daha çok geliştirirsiniz inşallah.''...
Telefon kapandığı anda ben ;


Baya bir cırlayıp (çığlığın çirkin hali ) tepinmeye başlayıverdim ;


Sonra arayıp babama ve anneme haber verip tepinmeye devam ediyordum ki, dedim hemen sevgili Şerife'nin yaptığı gibi burs aşamaları hakkında internet ortamına bilgi katsam enerjimi daha yararlı işlere harcamış olurum :D ehe çok sempatiğim ~~



İşte Adım Adım Kore Kültür Bursu;

***Öncelikle Korea-Fansı ve Kore Kültür Merkezinin sayfasını sıkıca takip edin ki  başvuru zamanını kaçırmayın ;) 
Sonrasında ben Şerife'nin Bu Linkteki bloğundan bolca anılarını ve deneyimlerini okudum, sonra mail atıp önerilerini istedim. Allah razı olsun yardımı çok büyük oldu ;) 

BEN N'APTIM?

Sınav haftam olduğu için ''Bunla uğraşsam da kazanabilir miyim ki, boşa zaman harcamasam mı?'' diye düşündüm .


Sonrada '' Üşenmeyi bırak ve dizi izleyip, youtube'da videodan videoya atlayacığın vakitte oturda 2 kelime özgeçmiş yazıp kısacık formu dolduruver '' dedim . 


Demesine de....Özgeçmişi nasıl yazacağım konusunda kafam çok karışık olduğundan ne yalan söyleyim 1 sezonluk dizi kadar vakit harcadım diyebilirim, yazdım yazdım '' Şurdan mı başlasaydım? Acaba beni sadece OPPA bilen bazen sapıklığa kaçan kızlardan mı zannederler? Tarihi dizide seviyomm ben ki.. Ticarette yapmak istiyorum Kore'yle..  '' derken milyon kez yeniden yazdım.
En sonunda Şerife dedi ki ''Tek bir noktaya odaklanma, her şeyden biraz bahset. Gelecek planlarında Kore'de uzunca yaşamaya dair bişey olmasına gerek yok, zaten bu kültür bursu, gidip gelince kültürlerini anlatabilecek birini arıyorlar '' bu sözler ... Tek kelimeyle rahatlatıcıydı :D

ÖZGEÇMİŞ YAZIMDA

 Kore'nin kuruluş felsefesinden, eğitimsel öğretilerinden, dizilerinin çekim tekniklerinden, müzikal izlemek için gidilecek bir ülke olduğundan , Türkiye- Kore arası yapılmış ticaret anlaşmalarından, 1988 Olimpiyatlarından, Japon Sömürgesi Döneminden, Kore Savaşı sonrası kısa sürede teknolojide ve politikada gelişmelerinden, Ban Ki Moon'dan , güzellik ürünlerinden ve bir kaç gündem konusundan daha kısaca değine değine bahsettim. Bir sayfaya sığsın diye ayrı bir 3 saatimi kısaltmaya ayırdım :D


En son Kore için KRAZY olduğumu söyleyip, Kore insanın ülkesini tanıtmak için yaptıklarını gözlemleyip ülkem içinde bu alanda bir şeyler yapmayı çok isteyeceğimi söyledim. Çok yorulmama rağmen yinede geçer not alır mıyım bilemiyordum. Sınav haftam olduğundan harcadığım 2 günden sonra daha fazla zorlamadım :D

REFERANS MEKTUBU


İnternet sayfasında referans mektubu formu vardı, onu doldurup Korece kursu hocama imzalattım. Ama kendisinden çok fazla kişinin imza istediğini bu yüzden okuldan bir hocamdan aldığım referansın daha etkili olabileceğini söyledi.Ben de bir de okul hocamdan referans  aldım.

İNGİLİZCE VE DİĞER RESMİ BELGELER

Benim KPDS yani YDS belgem vardı, ÖSYM'nin denklik sayfasından TOEFL ve IELTS denkliklerini buldum ve koydum . Korece'den henüz hiç sınav belgem yok . 
Türkçe öğrenci belgesi ve transkripti de okuldan alıp ekledim. Pasapotumunda fotokopisini aciliyeti olmamasına rağmen ne olur nolmaz diye koydum.
Ayrıca benim için extra puan getirebileceğini düşündüğüm belgeleri de koydum. Mesela; Kore Turizm Organizasyon'un bir etkinliğinden verilen belge, CJ staj belgem ve  staj danışmanımın tavsiye mektubunun da fotokopilerini ekledim.
Transkripti evde unuttuğumdan Kore Kültür Merkezine 2 kez gitmek zorunda kaldım. Ne demişler akılsız başın cezasını ayaklar çeker. O sırada inşallah harcadığım zamana değer diyordum çünkü bir sonraki gün çok önemli bir sınavım vardı...

AŞAMA 1; Mission Completed!

Sonuçların açıklanacağı gün sürekli telefon bekliyordum. Sonra mülakata çağrıldığımı duydum!!


Sevinmek için çok erkendi, hemen hazırlık yapmalıydım, mülakatlar hakkında bissürü şey öğrenmeliydim. Yine Şerife'nin çok yardımı oldu ;Bana ''Mulakatta İngilizce konuşma düzeyini ölçecekler ztn yazılı sınavda gramere felan bakmazlar ama kompozisyon yazdırıp mülakatta da onla ilgili sorabilirler..Ben koreye ilgiliyim sadece kore dizilerine değil tarihine  kültürüne de ilgiliyim..Ailenin burda oldugundan haberi var mi? neden kore? neden seni secelim? koreye gidip gelsen iki ulke arasinda temsil edebilir misin? kore kulturunu yayabilir.misin? yuksek lisans dusunur musun? korede yasamak dusunur musun? kore yemeklerini yiyebilir msin? gibi cesitli sorular soracaklar farkli birsey gelecegini tahmin etmiyorum..Baslangicta da nerdn geliyorsun hangi okul kacinci sinif gibi klasik seyler sorarlar..sen bu sorulara hep kendinden emin cevaplar verduraklama..Kazanacagindan emin bir şekilde git .Kendine güvendigini belli et. yani seçilmesen de senin illa da gideceğini anlasınlar :) '' dedi ve zaten bunlar kilit noktaymış!


MÜLAKAT ; HAZIRLIK AŞAMASI

Mülakat için pek çok kişiye danıştım  tabii. Babam dedi ki  spor ayakkabıyla gelsen ben olsam elerdim ''Hiç ciddiye almamış '' diye düşünürdüm. Ama mülakata şehir dışından gelen kişiler yolculukta rahat giyinmeyi tercih edeceklerinden ben hoş karşılanabileceğini düşündüm . 
Zaten mülakat günü çoğunluk günlük kıyafetleriyle rahatça giyinip gelmişti. 
Ben de babamın tavsiyesiyle uzun yeşil bir gömlek ve siyah kumaş pantolon giydim çok çok hafif makyaj yaptım ( stresten çıkan sivilcelerimi kapattım) 
Babam ''Sakın bembeyaz giyinme'' dedi. 
Onun mülakatlar için değişik tespitleri vardır, bir seferinde demişti ki '' Mor kravat takan adamı kesin eleyecekler'' Neden dedim, ''Öyle işte mülakatta mor - lila kravat olmaz , yeşil ve kırmızı gibi renkler ihtimali yükseltir ama çok uçuk tonları değil tabii.'' demişti sonradan o adamın elendiğini öğrendik :D

Tabi seçilmek için asıl önemli olan DİL  !


Mülakat günü sabah erken kalkıp İngilizce telaffuzum da sıkıntı olmasın diye İngilizce videolar seyrettim .
Keşke aynı şeyi Korece içinde yapsaymışım :(


Korece kendinizi tanıtmaya iyice çalışın, tabi alakasız şeyler söylemeyin , mülakat konusu kapsamında kendinizi tanıtmanız gerek ;) 


Mülakata gitmeden Holika Holika'nın mülakat maskesi vardı onu denedim, nemlendirip aydınlatıyormuş :D Krem falan sürünmekten daha hızlı etkili olduğu için sevdim. Sonra ayna karşısında biraz  çalıştım.


Youtube'da İzlediğim mülakat videoları ne ukalaca ne de aşırı mütevazi olmak iyi değildir diyorlardı. Kendini çok beğenmiş durmamalısın ama kendine güvenin var gibi hissettirmelisin falan filan... 

Neyse, ben KKM'ye geldim baktım, insanlar günlük hallerinde bildiğin öğrenci tipindeler. Koresever çoğu kişiye has o sevecen bi halde bakınca anlaşılıyor zaten :) Bazısı biraz çekingendi hiç konuşamadım ama bazısıyla 2 dkda gülümseyerek sohbete dalmıştık bile :D

YAZILI SINAV

Önceden mülakat hakkında hiç bir bilgi verilmedi. Ama Şerife'nin dediği gibi kompozisyon bekliyordum.

Bakalım yazılı mülakatta İngilizce neler sormuşlar?


1- Kore yemeklerinin neden dünyanın en iyi yemeklerinden olduğunu açıklayın.
2- Kore geleceğiniz için ne ifade ediyor?
3- Kim Yuna kimdir? Kore halkına neler öğretmiştir?
4- Farklı ortamlara, kişilere, koşullara vs uyum sağlayabileceğinizi ispatlayan örnekler verin.


Sorular genel olarak Kore'yle ilgilenen herkesin az çok bişeyler yazabileceği tarzda gördüğünüz gibi . Bende baya yazdım, özellikle Kim Yuna'yı sormaları çok hoşuma gitti, kendisine çok saygı duyuyorum.
Kore yemekleri içinde; Amerikan ve Avrupa yemeklerine göre daha hafif pizza, hamburger deyince bitmiyor, mezeleri, deniz ürünleri mutfağı , çorbası ve hiç bir parçayı israf etmeyen yapılarıyla çok iyiler falan dedim. Gelecek kısmı biraz karışık, benim Kore'de uzun yıllar yaşama hayalim yok, sadece ara sıra gidip konserde zıplayıp, dizi seti ziyaret edip, bir kaç ünlü müzikal ve tabii bissürü alışveriş yaparak eğlenme hayalim var. 
Hukuk okuyorsanız yurt dışında eğitim zaten çok zor, bide ben çok çok kısa bir süre yurt dışında yaşadığımda ülkemi aşırı özlemiştim. Yurt dışında bir süre gidip eğlenmek harika bir şey  ama devamlı kalmak çok farklı ... 
Neyse bunu  mülakatta sözlü olarak da sordular, önemli bir soru yani.. 
Uyum sorusuna; yurt dışında daha önce gittiğim yerleri ve sertifika almak için gittiğim bilgisayar kursunda en küçüğü benden 27 yaş büyük amca ve teyzelerle anlaşabildiğimi yazdım :D Komikim dimi ^^

Yazılı ile sözlü mülakat arasında 30 dk dinlenme süresi vardı, şehir dışından gelenlere kafeteryada kahve ısmarladım ( Kahve bedava KKM'de :D, yazar burda abartıyor)

Boğaziçinden ODTÜ'den Hacettepe'den başta İngilizce öğretmenliği olmak üzere çeşitli bölümlerden Koresever öğrenciler... katılımcıların okullarından bir şeyler hissetmişsinizdir ;)

Neyse benim mülakattan sonra sınavım olduğu için 2.sırada beni aldılar, 1.sırada alacaklardı ama o sırada  kendime çeki düzen veriyordum, sırayı kaçırmışım  :D 

MÜLAKAT SIRASINDA;


Güler yüzlü bir şekilde girdim, Türkçe olarak günlük bir kaç şey soruldu, sonra Korece kendini tanıt dendi; ben birden heyecanlandım. Kafamda önceden keşke harfi harfine oturtsaydım dedim


Çünkü önce -imnida kalıbıyla başladım sonra birden saçma bir şekilde -iyeyo ile konuşmaya başladım. Yüz kez falan Hangukorıl çuaheyo, Hangukorıl kongbuheyo, Hangukorıl yonsıp heyo tarzı birbirini tekrarlayan şey söyledim :D Sonra bir an kendime geldim ki İngilizce kısma geçmişiz..
Dizileri sevdiğimi yazdığımdan , hangisini neden en çok sevdiğim soruldu. Ben de Gaksital ve Çakkan Namja dedim . Gaksital'i neden sevdiğimi anlatırken bir ara elimi kolumu fırlatarak Gaksital gibi çatıdan atlar pozisyonda konuştuğumu sanıyorum, o sıra dizinin duygusu beni ele geçirmişti :D Sonra açıklamak için ''Bu diziyi ailedeki her üyeyle ayrı ayrı izledim yani bi 4 kez , (her seferinde belli sahnelerde ağlamaktan başıma ağrılar girdi diyemedim tabi :D ) çok etkileyiciydi '' dedim.

Sonra Kore'yle ilgili gelecek planlarımı sordular. Yüksek lisans olayı çok zor dedim yalan yok :) CV'ye ticaret yapmak istiyorum yazmışsın  ama hukuk okuyorsun ne alaka gibi bir şey sordular ben de burda kendimce kulağa  mantıklı gelmesine uğraşarak saçmaladım.


Türkçe olarak İngilizce'yi nerden öğrendin, nerelisin gibi sorular soruldu ve çıkabilirsin dendi. 
Ben çok kısa sürdüğünü düşündüm ve çok konuşmuş olmama rağmen kafamda söylemek istediğim pek çok şeyi söyleyemediğimi fark ettim ...


Mülakattan çıktığımda sırasını bekleyen diğer arkadaşlar bir ipucu verir mi ki der gibi bakıyorlardı sanki ya da bunu ben uydurdum :D


Bekleyenlere Korece kendilerini nasıl tanıtacaklarını iyice çalışmalarını söyledim ve çıktım :D


Sonra Kuğulu Park'ın ordan Kızılay'a doğru yürümeye başladım. İyi söylediğimi düşündüğüm şeyleri hatırlayıp gülümserken acaba şöyle demeseydim dediğim şeyler hatırıma gelince tuhaf yüz ifadeleri takındığımın farkına yol kenarındaki taksici amca sesli gülünce vardım :)) 
(Amca çok ayıp seninde kafan zaman zaman karışmıyor mu? Yürürken kafanı düşüncelerin istila ettiği olmuyor mu yani ? )



Sonra hafta sonu boyunca sınavlarım olduğundan kafamı kaşıyacak vaktim yoktu ve çok gerilmeden geçirdim ama mülakatlardan hemen sonraki sınavım berbat geçti ve en sevdiğim ders olmasın rağmen :( 

Kore'ye gitmeye hak kazanmış olduğum için mutluyum, bütün yoğun işler hep aynı zamana denk gelmiş bulunduğundan şu saatlerde kafamı habire kaşıyacak kadar vaktim var, sıkıldıkça kaşıyorum ^^  
Bir daha ki sınavlarıma daha çok çalışacağım, daha az dizi izleyip daha çok kitap okuyup, daha çok ürün yorumu yazacağım... İNŞALLAH :)

Bir de bu şarkı inşallah daha populer olur, çok tatlı çünkü... Ve Kore'nin birbirine fazlaca benzemeye başlayan kız grup şarkılarının arasında ayrı bir rengi var ~~ ( Diğer şarkıları da severek dinliyorum ama bu kızlar genel konsept olarak farklı bir çizgide bunu belirtmek istedim) Çok çalışıyorlar ve iyi bir karşılığı hakediyorlar bence :) Sözlere dikkat !



Sorular, temenniler , öneriler ve daha fazlası için yorum bırakmayın hatırlayalım lütfen ;)









Thursday, April 10, 2014

Etude House Dear Girls Big Eye Maker Review [TR / ENG]




Hello everyone today I am back with a popular product's swatches! When I have enough time I'll review some cream/essence reviews too~~


Merhaba arkadaşlar kısaca bahsedeceğim popüler bir ürünle daha karşı karşıyasınız. Sınavlarım bitipte zamanım olunca bakım ürünleri hakkında yazmaya devam edeceğim ;)
Bu seriden Burda yorumladığım aegyo yapıcıyı kullanmıştım, renkleri çok doğal ve yapısı çok yumuşak olduğundan sevmiştim. Bu ürünü de amacını çok iyi anlamama rağmen renkleri de güzelmiş deyip almış bulundum :D


Actually I've been using Dear Girl's Cute Eye Maker which I reviewed HERE and I like the natural color pay off and mild texture . So, even though I don't really understand the true purpose of this product I wanted to give it a try because of nice colors ^^

Package /Paket




It is thiner than aegyo line maker.


Ucu aegyo yapıcıdan daha ince .

Swatches /Görünüm


My camera broke me down :( They are too shimmery but it's hard to see it from the pictures.
The light color is so yellowish than the aegyo maker .


Kameram bozulduğuiçin bu görüntüleri çekene kadar kıvranmış olsam da hala aşırı simli olduğunu anlatan bir kara yakalayamadım :(  Açık renkli olan aegyo yapıcının doğallığına benzemeyen sarıya yakın bir tonda.


It smudges extremly easy, if you don't use primer you could get panda eyes in a short time! It's not waterproof, smudge proof so the moment you touch your eyes slightly; BANG! ^^


Aşırı çabuk dağılıyor, eğer primer kullanmazsanız çok kısa sürede panda gözlü olabilirsiniz. Suya ve dokunmaya dayanıklı değil, dokunursan ; BANG !!

Usage / Kullanım


Sarımsı rengi olabildiğince hafif sürmeye çalıştım ama hala günlük kullanım için çok parlaktı.
Doğru kullandım mı bilmiyorum, markanın reklam resimlerindeki gibi yapmaya çalıştım, normalde daha küçük  bir alanda  kullanmaya çalışıyorum ama göstermek için aşağıdaki gibi yaptım ;)


I applied as light as possible but the yellowish side was still too shimmery for daily use . I don't know if use it in the right way. But I tried to demonstrate it ;)

With cute eyes maker;
Aegyo yapıcıyla birlikte kullanınca;




Conclusion /Sonuç
++Pros / Cons--

+Creamy
+Easy to carry around
+ Multifunctional (eye shadow, big eye maker)
+ Colors are really nice to use as eye shadow

- But yellow side is too shimmery for daily use
- Smudges easily
-Makes panda eyes
- It has less product than it seems  

++ İyi Yanlar / Kötü Yanlar --

+ Yumuşak, krem gibi yapısı var
+ Taşınma açısında çok rahat
+ Far ve ismindeki gibi büyük göz yapar olarak kullanılabilir.
+ Far olarak renkleri güzel

- Sarı renk tarafı günlük kullanım için aşırı simli.
- Hemen dağılıveriyor
- Panda göz yapıyor
-Göründüğünden daha az ürün var içinde.



Suggest for who; Wants eye shadow easy to carry everywhere
Kime önerilir; Her yere taşınabilen bir far gibi kullanmak isteyenlere

No to who; Touches her eyes a lot.
Kime önerilmez; Gözüne sık dokunanlara .

                             Overall / Puanı ; 2,75 / 5 

Won't repurchase ; Not a really necessay product.
Yeniden almayacağım; Gerekli bir ürün değil.





Monday, March 31, 2014

:: Hakkımda ::

Merhaba! Hakkımda pek bir şey yazmadığımı fark ettiren okuyucularıma teşekkür edip, bir kaç bişey söylemek üzere mikrofonu elime alıyorum ...



UZAK DOĞU MEVZUSU

Uzak Doğu'ya yaklaşık 8 senedir ilgi duyuyorum;
Orta okuldayken çılgınlar gibi anime izlerdim sonra babama tutturmuştum beni Japonca kursuna gönderin diye . Japonca olmadı (o zaman hoca bulamadılar) ama liseye geçince Çince öğrenmeye başladım 5 sene kadar devam edip üniversite hayatına adım atınca maalesef bıraktım ve yazısı çok zor olduğundan (alfabe olayı yok) baya unuttum. Çince zor ama acayip zevkli bir dil :) Sesleri çıkarmaya çalışmak bazen sizi çıldırtabilir ama o tonlama olayını hallettiğinizde ki gülümseme ...



KORECE

Üniversiteye geçince bıraktım desem de bu sefer Korece'ye başladım :)




Aslında Korece'yi senelerdir izlediğim dizilerden ve sürekli dinlediğim müziklerden biraz çözmüştüm ama Koreli bir şirket olan CJ'de staj yapmaya başlayınca dil bilgisini , hitap şekillerini , yazıyı falan iyice oturtmadan Korece anlıyorum demek çok bir işe yaramıyormuş, öğrendim :(
Oradaki danışmanımın tavsiyesiyle Korece kursuna yazıldım ve halen öğrenmekteyim . Çok iyi değilim çünkü sadece haftada 1 gün 3 saat görüyorum, yavaş ilerliyorum . Zamanın mı yok ?.. derseniz, üşenmesem çok ama yok işte :D




BLOG YAZMA KARARI


Boş ya da dolu diye zaman ayrımı yapmadan ; zamanımın çoğunu dizi izleyerek geçiriyorum. Bazen kendime kızıyorum ' 'Sende amma boş insansın haa,yapcak bissürü şey varken '' diye  
İşte bu kızgınlık anlarından birinde blog yazmaya başladım . Saçma sapan tecrübelerim, bilinçsizliklerim yüzünden çok hata yaptım, lüzumsuz diziler lüzumsuz ürünler ... Türkiye'de Kore ürünlerini tanıtıp sadece Missha BB krem ile Etude House el kremi olmadığını göstermek istedim. Başkalarına belki faydam olur dedim ama hala zaman ayırma konusunda üşengecim :) 
Tabi bir de okunmuyor olduğumu düşünmek de ayrı bir alıkonma sebebi :/


KORE GÜZELLİK ÜRÜNLERİ 




Kore bakım ürünlerini  dizilerdeki güzel yüzlerden sonra merak etmeye başladım . Biraz araştırınca Korelilerin güzellik konusunda bizden açık ara önde olmalarının sebebinin düzenli bakım ve bakım ürünlerindeki çeşitliliğe bağlı olduğunu düşünmeye başladım . Burdaki CC krem nedir? yazımda ve 10 Adımda Korelilerin Günlük Bakımı yazımda bu konudan bahsetmiştim.





Makyaj malzemeleriyle aram çok da iyi değil ama bakım ürünlerini çok seviyorum. Eyeliner falan çekemiyorum . Her daim makyaj yaparken Jun JiHyun'un yukarıdaki hali gibiyim ^.^
Makyaj konusunda basit seviyedeki (temel bile değildir belki) bir insanın yapabildiği kolay makyajı yapıp, temel seviyede kolayca kullanılabilecek ürünler kullanmaya çalışıp blogda da basit ürünlere yer vermeye çalışıyorum . Pek çok yabancı güzellik blogunu takip ettiğimden ,çoğunu denemediğim halde, Kore kozmetik ürünlerinin çoğu hakkında fikrim var denebilir.


K-POP ve K-DRAMA

Sevdiğim bissürü K-pop grubu ve aktör /aktris var ama uzun liste yapsam bu yayın uzar diye sadece bir kaç tane sıkı takip ettiğim ve sevdiğim isim vereyim;


-8eight
-Lessang
- SHINee
-BTS
-Big Bang
-2NE1
-4Minute
-Sistar
-Ailee
-Gummy
-Akdong Musicians
-Joo Won
-Song Joong Ki
-Yoon Eun Hye

f(x)'in müziklerini dinlesem de üyelerini kişisel olarak pek sevmiyorum, EXO'da aynı şekilde.
 Lee Minho severim ama dizi seçimine göre oyunculuğuna bakarım. 
Genel olarak güzel /çirkin kız grup ayrımından çok; coşturan, hoplama zıplama isteği veren kız grupları seviyorum, sanata / müziğe kişilerden daha çok değer veriyorum.
Oyuncular konusunda da Joo Won ve Song Joong Ki gibi farklı rolleri kaldırabilen mimik konusunda başarılı aktörleri izlemeyi seviyorum :D you-who-came-from-stars yazımda dizi eleştirsinde konudan çok kendi çapımda yorum yaptığımı görmüşsünüzdür, bu arada başarılı bir diziydi Jun JiHyun'un sürdüğü rujun Kore çapında stokları tükendi, fabrikadan çıkar çıkmaz yine tükendi... Gerisini siz düşünün artık :D

Sadece Kore değil Tayvan, Çin, Japon..  film/dizilerini , güzellik tavsiyelerini ve gündemlerini de takip etmeye çalışıyorum tabii . Gerçi T-dramalar falan Kore'ye göre örgü olarak basit herkes sevmeyebilir.

DİZİ - YEMEK YAPMA İLİŞKİSİ

   

Dizi izlerken yemek yapmayı  seviyorum. Bir ara daha fazla dizi daha fazla yemek gibi bir algım olmuştu :) Dizi olmadan asla yemek yapmam, mutfağa girmem diye düşünebiliyorum ikisi öyle özdeşleşti bende  :D

Bu ara kendimi tatlı yapmaya verdim, diziye bakarken krema karıştırıyorum, kek çırpıyorum falan :) Bir de kötü huyum var ;  olmuş mu diye bakarken yarısını bitirebiliyorum :(


GENEL OLARAK BEN 


Kahveyi çok severim, genel olarak içecek olayını severim . Ancak şu ara azaltmaya çalışıyorum , her şeyin azı karar çoğu zarar ;)



Korkunç şeyleri pek sevmem , eğlenceli ve komik şeyleri severim, genel olarak sakin bir hayatım var , Ankara'da yaşamanın verdiği bir ekşınsızlık oluyor tabi :D 


Öğrenciyim, bir kaç kez yurt dışına çıktım ama çok da tecrübeli sayılmam sadece eğlencesine paylaşımda bulunuyorum . 

Yazıyı sonuna kadar okuyan olur mu bilmiyorum , hakkımda yazsam okunmaz diye şimdiye kadar yazmamıştım :D

Sonuna kadar okuyanlar yorum bıraksa süper mutlulaşırım ~~


Blogger olarak photoshop olayından anlamak istiyorum kolay , ufak tefek düzenlemeler için ne  önerirsiniz?

Merak ettiğiniz başka bir şey var mıdır sayın okuyucum? Bir de bunu sormak istiyordum , sorcaktım soramadım dediğin ...